Yargıtay 4-B’lilerin SGK Primi Kesintileri Hakkındaki İlamını Kaldırdı

 

Yargıtay

  1. Hukuk Dairesi

 

Esas : 2016/3438

Karar : 2016/3890

Tarih : 10.03.2016

 

* EK ÖDEMELERDEN SİGORTA PRİM KESİNTİSİ

* SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR

 

 

Özet:4/B’lilerin ek ödemelerinden kesilen SGK primlerinin geri ödenmesine yönelik Şanlıurfa İdare Mahkemesinin kararını onayan 21. Hukuk Dairesi Maddi Hata Nedeniyle verdiği onama ilamını kaldırdı.

(5510 s. Sosyal ve Genel Sağlık Sigortası K  m. 4, 79, 80)  (375 s. KHK  m. Ek Madde 3, Ek Madde 9)

Davacı, Z… vekili A… ile davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu vekili … aralarındaki tespit davası hakkında Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinden verilen 05/06/2014 gün ve 2013/4 Esas, 2014/386 Karar sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 17/06/2015 gün ve 2014/14827 Esas, 2015/13963 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

İstek, nitelikçe maddi hatanın düzeltilmesi  İSTEMİNE İLİŞKİNDİR.

İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı YARGITAY ilamına karşı karar düzeltme YOLU BULUNMAMAKTADIR. Ne var ki, YARGITAY onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği YARGITAY’ın oturmuş ve YERLEŞMİŞ İÇTİHATLARINDANDIR.

Dava, adli tıp teknisyeni olarak çalışan davacıdan, 02.07.2007-14.08.2011 tarihleri arasında aldığı ek ödemelerden davalı Kurumca yapılan prim kesintilerinin iadesi İSTEMİNE İLİŞKİNDİR.

 

Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı Kurum tarafından 2008/1-2011/8 dönemleri arasında tahsil edilen net 3.495,06 TL SSK kesintisinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline KARAR VERİLMİŞTİR.

Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacının 02.07.2007 tarihinden kadroya geçtiği (4/1-c) 14.08.2011 tarihine kadar 506 sayılı Yasa  ve  5510 sayılı Yasa’nın 4/1-a maddesi kapsamında ATT(acil tıp teknisyeni) olarak çalıştığı, davacıya yapılan ek ödemelerden davalı Kurumca prim kesintisi YAPILDIĞI ANLAŞILMAKTADIR.

Uyuşmazlık; ek ödemelerden sigorta prim kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda toplanmaktadır ve uyuşmazlığın 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa öncesi ve sonrasına ilişkin düzenlemelere göre İRDELENMESİ GEREKECEKTİR.

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nını 80/c, 506 sayılı Yasa’nın 77 nci maddeleri ile 27.06.1989 tarihli 375 sayılı KHK’dir.

5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce uygulanması gereken 506 Sayılı Yasanın 77/b, c maddesine göre; “prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara  o ay içinde ödenenlerin”, “idare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,” brüt toplam primlerin hesabında dikkate alınır. Sigorta primleri hesabına katılmayacak istisnalar aynı maddede;  yolluklar, çocuk ve aile zamları, ölüm, doğum ve evlenme yardımlarıyla ayni yardımlar olarak açıkça  gösterilmiştir.

27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı KHK’nin EK:3 maddesi ” ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır ve bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz” hükmüne haiz olup, ek ödemeden prim kesintisi yapılmayacağına ilişkin açık bir düzenleme getirmediğinden UYGULANABİLİRLİĞİ BULUNMAMAKTADIR.

5510 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde prime esas kazançların nasıl hesaplanacağı düzenlenmiş ve aynı maddenin c bendinde “…Diğer kanunlardaki prime esas tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz” HÜKMÜ ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR.  Bu düzenleme uyarınca zaten 375 sayılı KHK’nın uygulanması söz konusu  olmayacaktır.

11.10.2011 tarihli 666 sayılı KHK ‘nın 1 inci maddesi ile  375 sayılı KHK’ye eklenen ek 9  maddesi ise ”  ..Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 s. Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleriyle mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücretiyle ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar KURULU YETKİLİDİR. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz. ” hükmü getirilmiş ve bu maddenin yürürlüğü  666 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinde  15/1/2012 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olup, ilgili düzenlemenin de somut olayda uygulanma YERİ BULUNMAMAKTADIR. Davacı  14.08.2011 tarihinden itibaren  5510 sayılı Yasa’nın 4/1-c maddesi kapsamında çalışmaya başlamış olup 666 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin uygulanması MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Kaldı ki; prime esas kazanç, 5510 sayılı Yasanın geçici 2 nci maddesi, 506 Sayılı Yasanın 61. ve geçici 82 nci maddeleri uygulanarak ilerde davacıya bağlanacak yaşlılık aylığını, dolayısıyla sigortalılık haklarını kendi yararına etkileyecek olup, sosyal güvenlik haklarından feragat edilemeyeceğinden davacının prim iadesinde de herhangi bir yararı bulunmamakta olup, 506 sayılı Yasa’nını 84 ve 5510 sayılı Yasa’nın 89 uncu maddeleri uyarınca  ortada yersiz ödenmiş bir prim de bulunmadığından iadesi de söz KONUSU OLMAYACAKTIR.

Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki yasal düzenlemeler uyarınca davanın reddine karar VERMEKTEN İBARETTİR.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve HÜKÜM BOZULMALIDIR.

Ne var ki, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi’nin 05.06.2014 gün ve Esas:2013/4, K:2014/386 sayılı kararı, maddi hata sonucu Dairemizin 17.06.2015 gün ve E:2014/14827, K:2015/13963 sayılı kararıyla ONANMIŞTIR.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan maddi hata istemi kabul edilmeli, Dairemizin 17.06.2015 gün ve E:2014/14827, K:2015/13963 sayılı onama ilamı kaldırılarak, mahkemenin 05.06.2014 gün ve Esas:2013/4, K:2014/386 sayılı KARARI BOZULMALIDIR.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların maddi hata isteminin kabulüyle, Dairemizin 17.06.2015 gün ve E:2014/14827, K:2015/13963 onama ilamının kaldırılmasına, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi’nin 05.06.2014 gün ve Esas:2013/4, K:2014/386 sayılı kararının yukarıdaki şekilde BOZULMASINA,10.03.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir